21 Mayıs 2020 Perşembe

MASKELİ BALO


Maske imgeleri biriktirmeye salgının başlarında bir gün Bodrum’a indiğimde başladım. Şehrin girişinde bir ışıkta beklerken gözüm işyerlerinin önüne çıkmış iki adama takıldı. Maskelerini -biri sakalının üzerine- indirmiş, omuz omuza sigara içiyorlardı. O zamandan beri de bu resim, koleksiyonumun en nadide parçalarından. Yasak, önlem, benimsenmesi ve ihlali üzerine bin söze bedel.

Ekonomik gelişmişlik (dolayısıyla “demokrasi”) ile toplumsal itiraz arasında nasıl bir ilişki var?

Biz itiraz etmiyoruz. Bundan böyle her ayın ilk Salı günü 9-17 yaş arası kişiler saat 9 ile 18 arası sol başparmağını ağzından çıkarmayacak! diye bir karar duyurulsa köşe yazarları dışında kimsede kayda değer bir kıpırdanma olmaz. Bizim tavrımız taleplerimizi yönetime duyurmak, dayatmak değil (arkamızda bunun nasılsa olamayacağına dair yüzlerce yıllık öğrenilmiş bir çaresizlik var ne olsa), kuralların, yasakların etrafından dolanmak, adamını, yolunu bularak orasından burasından delmek, delikleri genişleterek birleştirmek, sonunda kumaşı dikiş tutmaz hale getirmek.

Bu örtülü çekişme hiç de gizli olmadığından kurallar, yasa ve yasaklar da azami sertlik ve debdebe ile başlıyor ki kaçınılmazca laçka edilmeden bir süre yürürlükte kalsın.

Yöneten ile yönetilen arasındaki ilişki pederşahi bir baba ile pasif agresif ergenin ilişkisi. Ne baba bir eşitler ilişkisine açılıyor ne de ergen bir türlü büyüyüp yetişkin olabiliyor.

Maske mi? Buyur, taktım işte. Sakalımın üzerinde, onun da üstünde sigaram. Ne sağlığım ne senin kuralların, önce keyfim gelir. Alışkanlıklarım, rahatım. (Maskeyi burnun altında takmayı pipiyi dışarıda bırakacak şekilde don giymeye benzeten bir karikatür vardı.)

*
Maskenin nasıl beni değil, benden koruduğunu anlayabilmiş değilim. Virüsün geçmek ve takılmak arasında nasıl bir ayrım gözettiğini. Ama madem kural bu, kaçınmak için usulü delmek yerine akıntıdan uzak duruyorum. Sabahın körü insansız yerlerde yürüyor, gündelik hayatımı maskeli süreyi en azda tutacak şekilde düzenliyorum. (Düzenleyebiliyorum ki ne talih!) İnsanı kendi sıcağına hapseden maske hele bu sıcakta işkence.

Toplu yaşama dair yatay ve dikey saygı, anlayış ile asgari müştereğin olmadığı yerde yapılacak fazla bir şey yok.

Olabildiğince uzak durmak dışında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder