2 Mayıs 2020 Cumartesi

KEBAPÇI FERAHLIĞI


Dağılıyorum ben de herkes gibi. Odaklanamadığımda ama. Oyalanma ihtiyacıyla değil. (Oyalanmanın ihtiyaçlar sıralamamda bir yeri olmayışının olumsuz yanlarından biri, sosyalleşmenin gevşek zemini -laf olsun torba dolsun ilişkiler/iletişimler- için elverişsiz olması belki.)

Bu, okuduklarıma da seyrettiklerime de fazladan işlevler yüklüyor.

Camus’nün Veba’sını tam da bu zamanda okumanın rahatlatıcı gelmesi gibi.

Sapıkça mı?

Benim için daha ziyade yangının önünü yangınla almaya benziyor.

Adanalı kebapçının iş çıkışı evine giderken yaz sıcağıyla kavrulan sokağa çıktığında duyacağı rahatlamaya.

Okumak burada da farklı kaslarımı çalıştırıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder