14 Şubat 2015 Cumartesi

KESKİN GÖZ İLE FARE ZİRAC

Kelile ve Dimne’yi Doris Lessing’in önsözü, Ramsay Wood’un (enfes) yeniden anlatımıyla okuyorum. (Babam, Türkçe’ye en iyi çevirisini, kitabın orijinalinden ilk tercüme edildiği dil olan Farsçadan Kilisli Rıfat’ın yaptığını söylüyor. Bizde varmış ama kim bilir nereye gitmiş, dönmemiş.)

*
Avcı, bir düzlüğe çuvalından avuç avuç serptiği mısır tanelerinden uzayıp giden bir yol yapmış. Bitiminde ağını hazır etmiş. Sinip avını bekleyedursun, kuşların lideri Keskin Göz, tepeden uçarken leziz taneleri görmüş. Bakmış, etrafta kimsecik yok, tiz ötüşüyle şölen vaktini diğer kuşlara duyurmuş. Dört bir yandan bir çırpıda gelen tür tür kuş, kendilerinden geçerek yemlere yumulduğunda ağ bir ikisi dışında hepsinin üzerine inivermiş.

Kıskıvrak yakalandıkları yerde can havliyle alt alta üst üste kanat çırpmaya, hepsi kendi türünce ötüşmeye başlamış.

Onları yemin cazibesine kapılıp durumu enine boyuna tartmadan tuzağa sürükleyen Keskin Göz, yine de liderliğe hakkını veriyormuş ki serinkanlılığını geri kazanıp Durun! diye yüksek perdeden ötmüş. “Böyle tava-tencere dışında hiçbir yere varamayacağız. Dünyanın gücünü harcıyoruz ama boşa gidiyor. Enerjimizi birleştirmeli, tek yöne sevk etmeliyiz. O zaman bir kurtuluş olabilir. Şimdi derin bir nefes alın, kanatlarınızı yapabildiğinizce silkeleyin. Hazır olun. Üçe kadar sayacağım. Hep birlikte havalanıp gagalarımızın doğrultusunda ileri atılacağız.”

Kuşlar fikri makul bulmuş. Yapılacak başka şey de görünmüyormuş zaten.

Keskin Göz’ün “ve üç!” diye ötüşüyle yek kanat havalanıp ileri atılmışlar. Gövdelerini sımsıkı sarmış ağ da onlarla birlikte.

Aşağıda ağzı açık kalakalan avcı bir süre sonra toparlanıp sövüp sayarak peşlerine düşmüş.

Ağın dışında kalan bir karga onun izlediği yolu gözleyip sıkış sıkış kan ter içinde kanat çırpan arkadaşlarına bilgi aktarıyormuş. “Ormana doğru gidin. Çalılar ve arazi yolunu, ağaçlar görüşünü kesecek.”

Küçük yürekler gümbür gümbür atarken Keskin Göz de “Zor biliyorum ama dayanmak zorundayız” diye cesaret vermiş. “Ormanı geçince harabelerin orda dostum fare Zirac yaşıyor. Hele şu avcıyı bir atlatıp oraya varalım, gerisini keskin dişleriyle o halleder.”

Öyle de olmuş. Kendilerini belaya sürüklediği gibi beladan çıkarmayı da bilen Keskin Göz’ü yeniden liderleri seçmişler.

*
İyi bir hikaye pek çok şeyin mecazı olabilir.


Keskin Göz ile Fare Zirac bana bu sabah da Buda’nın “Samsara Nirvana, Nirvana da Samsara” deyişini hatırlattı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder