18 Ocak 2016 Pazartesi

HAVA

Yokuşu çıkarken havayı kokladım. Yenebilecek bir şeyler bulma umuduyla –o kadar bile değil, hayatta kalma dürtüsünün gereğini kuru kuruya yerine getirerek- çöpleri eşeleyen cılız, bitap bir sokak köpeği gibi. Kirli, basıktı. Kokusu ayazla soğumuş - buzdolabında unutulan bayat bir öğün. İçime fazla çekmemeye bakarak yürüdüm. İçinde olabildiğince az yer tutarak. Tahta bir sandalyeyi iki başka kıçla paylaşır gibi. İğreti bir ilişki.

Ülkenin de havası öyle geliyor.


Gece mis gibi bir lodos çıktı. Çılgınca esti. Göğü (yarımay ışığında bir iki bulutlu, yıldızlı keskin bir lacivert), nefesi, görüşü silip süpürdü. Temizledi. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder