22 Haziran 2018 Cuma

PASTANIN VİŞNESİ


Şam’da kayısı deyişinin Amerikancası.

Chicago’dan başlayan yolculuk Chicago’da sona eriyor. Green Mill’e uğramadan olmaz, pastanın üzerine vişneyi burada Patricia Barber’ı dinlemek konduracak.

Al Capone ve tayfasının polis baskınlarından barın arkasında, zeminde bir yeraltı geçidine açılan gizli kapaktan sırra kadem bastığı, nice şaibeli iş kotarılmış, suç dünyasının gediklilerini ağırlamış gece kulübü, atmosferine hiç dokunulmadan kentin en gözde müzik sahnelerinden biri olmayı sürdürüyor. (Yalnız müzik değil, film, fotograf çekimlerinde de popülermiş şimdi.)

Pazartesi geceleri Patricia Barber’ın mutfağı, laboratuarı. Bestelerini denediği, pişirip olgunlaştırdığı yer. Dinleyicilere de 8 dolar karşılığı üç saate (neredeyse iki konser süresi) yakın yüksek kalite müzik dinlemek düşüyor.



Bir kadeh pinot noir ile arkama yaslanıp kulağımı fora ettim.

İlk bölüm ifil ifil bir yaz gecesi duygusuyla başladı. Rahat, tatlı, akıcı. Beyaz. Bas (Patrick Mulcahy) ve davul (Jon Deitemyer) ile üçlü olarak çaldılar. Lazy Afternoon (bilmediğim bir parçaydı) yorumları hayranlık vericiydi. Zamanın öylece sünüp gidişini, boşluğu verebilmek gerçekten de ustaların işi. Higher, Take the a train, derken Beyaz Adama doğrultulmuş bir parmak olan Hunger, Redshift..

İkinci bölümde, nicedir merak ettiğim Jim Gailloreto saksafonuyla katıldı. Nispeten ufak bir mekanda saksafonun nasıl olup da baskın çıkmadığını, fazla kaçmadığını anladım. Ses düzeni de kuşkusuz ama asıl müthiş bir hakimiyet. Patricia Barber’ı nefes gibi izleyen, önüne düşen, davul ve basın derinden tat aldıkları ortada olan oyunlarına katılan bir Jim Gailloreto ile tanıştım. (Kaç gündür de onun Jazz String Quintet ve The Road to Your Place albümlerini dinliyorum. Keşfedecek çok şey sunan bir müzisyen daha.) Bu bölümün damağımda kalanlarından biri de Pallid Angel oldu. Patricia’nın cazı kalıp olarak aşıp esin olarak tuttuğu sanatsal şarkılarından.

Birlikte çaldıkları The Wind Song’un duygusuyla çıktım.


Notları da dün geceden beri dört yönden esen deli Akdeniz rüzgarıyla bitiriyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder