31 Temmuz 2015 Cuma

İNANCA HENDEK ATLATMAK

Bir düşünceyi-yaklaşımı (durumu, kişiyi) doğal olarak bulunduğun yerden, geldiğin noktadaki birikim ve koşullanmaların ardından görüyor, değerlendiriyor, benimsiyor ya da reddediyorsun veya bir tavır alacağın kadar bile ilgini çekmiyor, şöyle bir oynatılan kalburun altına yuvarlanıp gidiyor.

Karşılaştıklarını elediğin bu kalbur iyi güzel ama kimi zaman, koyulsan seni esaslı yerlere çıkarabilecek yolları en başından kapata da biliyor.

Yine de bazen, mevcut zihin çatında hiçbir yeri olmayan (hatta onunla çelişen-çatışan) bir şey, aklın arkasından dolanarak göbeğini hoplatan bir çekim yaratıyor.

İngilizce’de leap of faith (inanç sıçraması, inançta sıçrama) deyimiyle yer bulmuş önemli bir olgu bu. O anki aklın, mantığınla sınırları çizilmiş olan inancını askıya aldığın gibi bir yol ötesine geçmek, açılmak, denemek. Ürün veriyorsa, işe yarıyor, daha etraflı bir görüş, kavrayış sunuyorsa nirengilerini değişmeye bırakmak, inancını, inançlarını yeniden tanımlamak.

İnanç (kanaat), durduğu yerde kalmaya son derece müsait. Sabit bir çerçeve halinde gözünün, gönlünün parçası haline gelip hayatı öldür allah başka türlü göstermeyecek kadar katılaşmaya.


Değişim, sorgulama, yeniyi deneme, sınama ve kim bilir belki özgürleşme, bazen ona hendek atlatıp sınırlarının ötesine geçmeye bağlı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder