13 Ağustos 2012 Pazartesi

PÜRTELAŞ

“Salça!” dedi babam. Süpermarkette unuttuğumuz kalabalık bir ailenin bebeğiymiş gibi bir panikle. “Aldıklarımızı aceleyle torbaya doldururken onu bıraktın herhalde. Yok!”

Dolabı açıp olması gereken yere koyduğum konserveyi gösterdim. Rahatladı.

Biraz sonra, “Bezelye!” dedi. “Öyle bir telaşla hareket ediyorsun ki sana yetişeceğim diye ben de..”

Her ne kadar onun kızı olsam da (isterseniz bkz. 72b Geni yazısı) telaşta eline su dökemem. Üstelik yarım yüzyıl sonra benimki umulmadık biçimde ıslah olmakta.

Bakındım. Bezelyeyi ben de bulamadım. Davranışlarını sahiplenmektense bahanelerini arayan, hep de bulan babam, bıraktım bana yazsın. Hem kayıp bezelyenin sorumlusu ben de olabilirdim pekala. Babamla dünyevi işlerde oluşturduğumuz ikilinin lekeli tarihini düşünürsek..

Tepkisini anında veren insanların işi hem zor (dünya bir anda başlarına yıkılır) hem ne kolay, tatlı (demin yıkılan dünya hızlı bir geri çekimdeki gibi toplanıp yoluna döner).

Çok geçmedi, gözleri yeniden parladı. “Buldum! Erzak dolabına koymuşsun. Yeri orası değil ki, ilahi çocuk!” Bezelyeye dair tek anım süpermarket rafından alışveriş sepetine konmasıydı. Sonrası, bu fasıllarda tuhaf bir şekilde kamaşıp uyuşup geri çekilen bilinçli dikkatimde yitip gitmiş. Boyun büküp bezelyeden yediğim hükmü sineye çektim.

Belki bir isteyen olur, onlar satar diye, saate uymadığı anlaşılan koca pilleri sitenin bakkalına götürmek için bir kenara ayırıyordum ki “Beyaz peynirim!” dedi babam bu kez. “En sevdiğimden almıştım..”

24 saat sonra beyaz peynirin kaybına da alışmıştık. Telefonumu şarjdan almak için eğildiğimde, prize takarken de sonra da ara ara yerde gözüme şöyle bir takılan, herhangi bir şeye benzetemediğimden anlamaya kalkışmadan öylece bıraktığım nesne dikkatimi bu sefer çekti. Elime alıp tersini çevirdim.

“Beyaz peynirin burada baba!”

Hiç bu kadar uzun süre güldüğünü hatırlamıyorum.

Kahkahalar arasında “Hay allah!” dedi. “Ben onu görüyordum ama senin türlü türlü aletinden biri sandıydım.”

Durup durup yeni bir gülme nöbetine tutuldu.

“Herhalde bir şeyler yere saçıldı, sen de telaşla toplarken..”

Kim bilir?

Ne kadar ıslah olmakta olduğumu düşünsem de babamın 72b geninden inme kızıyım.

1 yorum: