6 Ağustos 2011 Cumartesi

NEDEN İL(L)E ANLAM

İnsanın kendi eliyle kendi başına ördüğü çorap, neden ile anlamı birleştirme dürtüsü belki de biraz.

Anlam en baba yakıtımız, en sıcak limanımız. Buldu muyduk dayanıklılığımız, huzurumuz sınır tanımıyor.

Çorabın diğer teki de kendimiz dışında ne varsa insanlaştırma güdüsü. (Bir arkadaşım vardı, gayet hippi ruhlu bir tip. Hep yollarda. Gittiği yerlerde torbasını açar, kaldığı odalara mumlar, tütsüler, heykelcikler yerleştirir, lambaların üstünü renkli ince kumaşla kaplardı orada hepi topu bir gece bile geçirecek olsa. Böylece bulunduğu yeri "kendi evi" haline getiriyormuş, öyle derdi.)

Buradan evreni kafası bizimki gibi çalışan (sadece onun birkaç gömlek üstün haline idealleştirilmiş) bir şey olarak tahayyül etme kısa devresine geçiş an meselesi olmuyor mu o zaman? Sözgelimi “anlamını” sorgulayarak?

Hayata da aynı muameleyi yapıyoruz. Adil olmalı, anlaşılır olmalı, nedenleri birer anlamla çakışık olmalı..

Özgürlük bir açıdan da neden ile anlamı ayrı görebilmek diyebilir miyiz?

Evreni/var oluşu/hayatı bana benzeyen, elinde, dişiyse bir epilasyon aleti, erkekse tıraş makinesi tutan, insan sureti bir oluşum gibi "düşünmekten" vazgeçtiğimde, onu aklıma sığdırmaktan da vazgeçip kendi halinde daha.. fazla/farklı anlayabilir miyim?

Nedeni (ve nasılı) aramalı.
Anlamı ise bulmalı..
Çaba ilkinde makbul.
İkincisinde “anlamsız”.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder